YADA Uygulama

Araştırma projeleriyle ürettiğimiz bilgiyi uygulanabilir, sürdürülebilir ve etki edebilir projelere/programlara dönüştürüyoruz. Bu amaçla Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, Büyükelçilikler, uluslararası, ulusal ve yerel sivil toplum kuruluşları ve özel sektör ile işbirlikleri geliştiriyor, birlikte düşünüyor, tasarlıyor ve uyguluyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının veya şirketlerin yürüttüğü projelerin izleme-değerlendirme ve sosyal etki değerlendirme süreçlerinde görevler alıyor, projelerin gelişimine katkıda bulunuyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının etki kapasitesini artırmayı hedefleyen projeler ve programlar üzerine düşünüyor, tasarlıyor ve uyguluyoruz.

Sivil toplum kuruluşlarının yurttaşların kanaatleri, kamu yönetimi, siyaset ve özel sektörün kararlarını etkileme kapasitelerini nasıl artırırız?

Sivil toplum kuruluşları arasında ve STK’ların diğer paydaşlarla arasındaki diyaloğu nasıl kuvvetlendiririz? Birbirlerini dinlemelerini, takip etmelerini, birlikte düşünmelerini, tasarlamalarını, üretmelerini ve izlemelerini nasıl sağlarız?

Sivil toplum kuruluşlarının ve diğer paydaşların etki odaklı düşünme, tasarlama ve izleme kapasitelerini nasıl artırırız?

Üzerine düşündüğümüz konular, sorular

Sivil toplum kuruluşlarının yurttaşların kanaatleri, kamu yönetimi, siyaset ve özel sektörün kararlarını etkileme kapasitelerini nasıl artırırız?

Sivil toplum kuruluşları arasında ve STK’ların diğer paydaşlarla arasındaki diyaloğu nasıl kuvvetlendiririz? Birbirlerini dinlemelerini, takip etmelerini, birlikte düşünmelerini, tasarlamalarını, üretmelerini ve izlemelerini nasıl sağlarız?

Sivil toplum kuruluşlarının ve diğer paydaşların etki odaklı düşünme, tasarlama ve izleme kapasitelerini nasıl artırırız?

“AB İzleme Ağı” Projesi

 

Türkiye Cumhuriyeti ve AB tarafından desteklenen Kamu ve STK’lar Arasındaki İşbirliğinin Güçlendirilmesi İçin Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı kapsamında Türkiye Avrupa Vakfı (TAV), YADA Vakfı ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından yürütülüyor. Projenin genel amacı, dezavantajlı gruplara ilişkin hak temelli konular ve/veya AB üyeliği üzerinde çalışan STK’ları sürece dahil ederek Avrupa Birliği İzleme Ağı’nı (EUMN) genişletmek. Proje, sivil toplum kuruluşlarının izleme faaliyetlerine etkin katılımını teşvik etmeyi, izleme kapasitelerini artırmayı ve AB proje ve programlarını sosyal etki odaklı izleyerek raporlamayı hedefliyor.

Proje kapsamında sivil toplum kuruluşlarına yönelik AB süreçlerine katılım ve sosyal etki temelli izlemeye yönelik bilgilerin paylaşılacağı bir rehberin kaleme alınması, bu rehber içerikleriyle de paralel bir şekilde Türkiye’nin farklı illerinde sivil toplum kuruluşlarıyla eğitim çalışmalarının gerçekleştirilmesi, bu eğitim çalışmalarının sonucunda ise katılımcı kuruluşlardan bir kısmının üç adet sosyal etki izleme raporunu kaleme alması hedefleniyor. Aynı zamanda projenin tüm çıktıları ve online eğitim modüllerinin paylaşılacağı, AB süreçlerine katılım bağlamında da modülleri içerecek bir online platform oluşturulacak.

YADA, proje kapsamında sivil toplum kuruluşlarıyla da paylaşılacak, AB süreçlerine katılım ve sosyal etki temelli tasarım ve izlemeye ilişkin rehberi kaleme alacak. Bu rehber içerisinde sivil toplum sektörünün sosyal etkisinin izlenmesine yönelik bir makro izleme metodolojisi ve yaklaşımının geliştirilmesi ve kurumların kendi sosyal etkilerini, konularının ve çalışma alanlarının sosyal etkilerini de gözeterek izlemesine yönelik bilgi ve yönlendirmeler paylaşılacak. Aynı zamanda proje kapsamında kurumlara verilecek sosyal etki izlemelerine yönelik atölye çalışmalarının da içeriklerinin oluşturulması ve gerçekleştirilmesi konusunda katkı sağlayacak.

Sivil Diyaloğun Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi, 2018-2020

 

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen Proje ile STK’ların politika oluşturma süreçlerine demokratik katılımlarına katkıda bulunmak ve toplumun çeşitliliğini gözeterek STK-kamu-özel sektör diyaloğunu ve ilişkilerini geliştirmek hedeflendi. 

Proje kapsamda birbirini besleyen 3 farklı araştırma yapılacak. Bu araştırmalar; (1) Diyalog Haritalama: Sivil toplum-kamu-özel sektör arasındaki diyaloğun haritasının çıkarılması, (2) Diyalog İzleme: Bu sektörler arasındaki diyaloğun izlenmesi ve (3) Medya İzleme: STK’ların kamuoyunu ve karar vericilerin kararlarını etkilemek için kullandığı formları, boyutları ve kanalların izlenmesi, analiz edilmesi şeklinde olacak. Bu araştırmaların sonuçlarını tartışmaya açmak ve paylaşmak amacıyla sivil toplum, kamu ve özel sektör temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya gelinecek toplantılar, atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda; Diyalog Haritalama çalışmasından çıkan sonuçlar, ilgili paydaşları bir araya getirerek yapılacak atölyelerde tartışılacak.  Diyalog İzleme araştırmasına öneri ve geri bildirim almak üzere, kanaat önderleri ve STK’larla bir araya gelinerek Ortak Prensipler Atölyesi düzenlenecek. Medya İzleme araştırmasından çıkan sonuçları paylaşmak ve tartışmak üzere Diyalog Yuvarlak Masa toplantıları gerçekleştirilecek.

STK’lar arası diyalog önceliği çerçevesinde STK’ların çalıştıkları konuların yaygınlaştırılması için kapasitelerinin artırılmasına hizmet edecek olan “Konu Bazlı Diyalog Aktiviteleri (Issue Positioning Activities)” faaliyetleri yürütülecek. Bu kapsamda Türkiye’nin farklı illerinde atölye çalışmaları düzenlenerek STK’ların konularını, meselelerini odağa alan bir yaklaşımla etki odaklı çalışmalar yürütmelerine katkıda bulunulacak. Atölyelerin ardından, daha dar bir grupla danışmanlık faaliyetleri yürütülerek vaka çalışmaları üretilecek. 

Ayrıca, siyasi, etik, kültürel vb. nedenle birbirlerine mesafeli duran STK’ların yüz yüze olarak bir araya gelmelerine ve kendilerini diğer STK’lar, kamu ve özel sektör ile etkileşime açmalarına hizmet etmek üzere belli temalar altında Meydan buluşmaları gerçekleştirilecektir. 

Türkiye’de AB’de STK’ların Çokkültürlülük Yaklaşımlarının İyileştirilmesi, 2019-2020

 

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından Sivil Toplum Diyaloğu V programı kapsamında finanse edilen proje kapsamında Türkiye ve Fransa’da çok kültürlülük ve farklı kültürlerin bir aradalığı üzerine çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Projenin ilk aşamasında bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir masabaşı çalışması gerçekleştirilecek, araştırma sonucunda bir arkaplan notu hazırlanacaktır. Bu arkaplan notu ışığında hem Türkiye’de hem de Fransa’da 4’er etkinlik gerçekleştirilecek, bu etkinliklerde çokkültürlülük ve diyalog alanında çalışan sivil toplum kuruluşları bir araya getirilecektir. Türkiye’de 4 farklı şehirde gerçekleştirilecek bu atölye çalışmalarının ara döneminde Fransa’ya ve benzer bir şekilde Fransa’dan Türkiye’ye bir grup katılımcı getirilecek, Türkiye’de İslamofobi, Fransa’da çokkültürlülük üzerine bilgi edinmeleri sağlanacaktır. Projenin finalinde hem Türkiye’de hem de Fransa’da etkinlikler düzenlenecek, çalışmanın çıktıları sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kamu kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve kanaat önderleriyle paylaşılacaktır.

Türkiye’de Sivil Toplum Diyaloğunu Güçlendirmek, 2018-2020

 

UNDEF tarafından desteklenen Proje, daha etkili ve demokratik bir sivil toplum anlayışı için; STK’lar arasında diyalog, iş birliği ve müzakereyi mümkün kılacak yeni zeminler ve mekanizmalar oluşturmayı amaçlanarak tasarlandı. Proje ile Türkiye’deki farklı kimlik ve kökenden gelen STK’lar arasındaki diyaloğu ve işbirliğini mümkün kılmak için yeni mekanizmaların oluşturulmasına, karşılaşmaları zenginleştirerek ve değişimi sağlayarak, STK’ların politika süreçlerine demokratik katılımının güçlendirilmesine katkıda bulunmak hedefleniyor. 

Bu doğrultuda; farklı temalar altında sivil toplum gündemindeki meseleleri tartışmak, siyasetin etnik, dini ve kültürel kimlik eksenli çeşitliliği, güç odaklı sığ bir rekabete çekerek ürettiği kutuplaştırıcı etkiyi, ele aldığı meselelerin sınırları içerisinde derinleşerek kırabilen bir ortak sivil toplum zemini olabilmek için Meydan buluşmaları serisi düzenlenmeye başladı. 

Meydan buluşmalarının ilki Haziran 2018’de “Hepimize ait şehirleri, hep birlikte konuşmak için” çağrısıyla farklılıkların bir arada yaşayabileceği şehirleri konuşmak üzere çeşitli alanlarda çalışan STK’ları bir araya getirdi. İkincisi ise “Mülteci meselesi kimin meselesi?” çağrısıyla mültecilik alanında yapılan çalışmaları farklı kökenden gelen STK’larla birlikte konuşmak, bu alandaki ihtiyaçları birlikte tartışmak ve bir arada yaşamın nasıl mümkün olabileceğine dair tartışmalar yürütmek üzere Kasım 2018’de gerçekleşti. Her iki Meydan buluşmasının ardından daha küçük gruplarla konu bazlı diyalog ve savunuculuk alanlarında atölye çalışmaları düzenlendi. 

Meydan buluşmalarının devam edeceği proje kapsamında ayrıca STK’ların medyadaki görünürlüğü analiz edilerek, ilgili fikir liderleriyle çıktıları tartışmak üzere bir arama konferansı düzenlenmesi planlanıyor. 

Alevi Meselelerinin Görünürlüğü Projesi, 2017-2019

 

Hollanda Konsolosluğu Matra programı tarafından desteklenen Proje ile Alevi örgütlerinin kendilerini ifade etmeleri, toplum ve diğer paydaşlar tarafından duyulma hakları taleplerini, diğer STK’lara görünür olmaları ve bu alandaki savunuculuk ve iletişim becerilerini geliştirmeleri hedeflendi. Bu kapsamda İstanbul ve Tunceli’de Alevi örgütleriyle bir araya gelerek, görünürlük, iletişim ve habercilik atölyeleri düzenlendi. Atölyelerle bu kuruluşların savunuculuk becerilerini ve etki kapasitelerini arttırmak hedeflendi.  

Atölyelerle eş zamanlı olarak Alevi meselelerini daha okunur haber içeriklerine dönüştürmek üzere bir gazeteci ekibi oluşturuldu. Gazetecilerin yaptığı haberler Sivil Sayfalar’da yayınlanarak meselelerin yaygınlaştırılması sağlandı. Bu haberlere ek olarak yine Alevi meselelerini ele alan, tarihsel ve yaşam pratikleri anlamında bilgilerin yer aldığı bir video çalışması yapılması planlanıyor. Ayrıca Alevi fikir liderleriyle “Alevi meselelerinin görünürlüğü”nün ilk kez tartışılacak bir çalıştay düzenlenmesi planlanıyor. 

 

Konu Bazlı Yaklaşım ile STK’lar Arasındaki Diyalogun güçlendirilmesi, 2019

Proje, konuya dayalı diyalog yaklaşımını yaygınlaştırarak STK’ların savunuculuk becerilerinin ve iletişim kapasitesinin arttırılmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda, Türkiye’de sivil gazetecilik yoluyla STK’lar için “diyalog” ağları oluşturarak konuya dayalı diyalogu teşvik etmeyi hedeflemektedir. Proje, şu üç tema ile ilgili konular için çalışan STK’lar, kuruluşlar, bireyler, farklı kimlik ve geçmişlerden fikir liderleri arasındaki diyalogun geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır: (1) Çevre, (2) Eğitim, (3) Engelliler. Bu alanda temel araç olarak var olan çatışma çözümü mekanizmaları üzerine yürütülen çalışmaları ele almaktadır. Masabaşı çalışması ve çalışma ziyaretleri sonrasında İstanbul, Ankara ve Diyarbakır’da gerçekleştirilecek atölyelerle konu bazlı diyalog alanlarının keşfi için çalışmalar yürütülmektedir. Aynı zamanda projenin sonunda çatışma çözümleri ve sivil topluma yönelik uygulama önerileri konusunda bir rehber kaleme alınacak, bu rehber hem sivil toplum kuruluşlarıyla hem de ilgili paydaşlarla paylaşılacaktır.

Kadın Odaklı Kuruluşların Savunuculuk Kapasitesinin Artırılması, 2018

Proje kapsamında kadın odaklı STK’ların savunuculuk ve sosyal etki kapasitesine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu amaçla İstanbul’da aralarında 1 ay kadar süre olan üç atölye düzenlenmiş, atölyelerde katılımcı kuruluşlarla savunuculuk ve sosyal etki konularında tartışmalar yürütülmüş, yüz yüze görüşmeler yoluyla gerçekleştirilen danışmanlık sürecinde kurumların halihazırda yürüttüğü ya da yürütmeyi planladığı projelerin sosyal etki odaklı tasarımı ya da revizesi gerçekleştirilmiştir. Proje aktiviteleri sonrasında bir rehber kaleme alınmış, atölye ve danışmanlık sürecindeki gözlem ve tecrübeler de bu rehbere yansıtılmıştır.

Smart Start, 2016-2018

Smart Start Projesi; Avrupa Birliği Sivil Toplum Hizmetleri ve Medya Programı 2014-2015 tarafından desteklenen bölgesel bir proje. Projenin amacı; Türkiye, Sırbistan, Karadağ, Makedonya ve Bosna Hersek’teki sivil toplum kuruluşları için sosyal girişimciliğe fırsat veren bir ortamın yaratılmasına yardımcı olmak ve STK’ların sürdürülebilirliğini ve sosyal etkisini geliştirmek. Proje, Batı Balkan Ülkeleri ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu bir konsorsiyum tarafından yürütülüyor. Konsorsiyum üyeleri: Centre for Civil Society Promotion – CCSP (Bosna Hersek), Centre for Research and Policy Making (Makedonya), Institute for entrepreneurship and economic development (Karadağ), Gradjanske (Sırbistan) ve YADA Vakfı (Türkiye).

Projenin ilk ayağı, beş proje ortağı ülkeden seçilecek toplam 100 STK’nın (her ülkeden 20 STK), kendi kendini finanse etme stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayarak sosyal girişim modelleri geliştirmeyi ve bu yolla STK’ların uzun vadeli finansal sürdürülebilirliğini ve etkisini güçlendirmeyi amaçladı. Bu kapsamda, finansal sürdürülebilirlik stratejisini geliştiren toplam 50 STK’ya (her ülkeden 10 STK) sosyal girişim modellerini hayata geçirebilmeleri için mikro hibe desteği sağlandı.

Projenin ikinci adımında ise her ülkeden 20 olmak üzere toplam 100 STK ile sosyal girişimcilik konusundaki becerilerin geliştirilmesine yönelik özel eğitimler düzenlendi. Her STK’nın kendi gelişim alanları dikkate alınarak verilen birebir eğitimlerin ardından, her STK’ya özgü sosyal girişimcilik fikrinin/modelinin iş planı çıkarıldı.

Proje kapsamında konsorsiyum üyesi tüm ülkelerde proje yürütücüleri tarafından hazırlanan ve ülkelere adapte edilen Kurumsal Girişimcilik Kapasitesi Değerlendirme (OECA) anketi hazırlanarak, STK’ların girişimcilik kapasitelerinin değerlendirilmesi yapıldı.

Ayrıca YADA Vakfı tarafından Batı Balkan ülkeleri ve Türkiye’de STK’lar Arasında Sosyal Girişimcilik ve Kendini Finanse Etme alanlarında bir araştırma yapılarak, mevcut durum ortaya kondu ve bulgular doğrultusunda öneriler geliştirildi.

Sosyal girişimciliğin özellikle STK’lar arasında yaygınlaşmasını amaçlayan projede, YADA Vakfı tarafından sosyal girişimciliğin tanımı, zorlukları, avantajları gibi konuları ele alan alandaki aktörlerle yapılan yazılı ve video röportajların yer aldığı bir haber dosyası hazırlandı ve Sivil Sayfalar’da yayınlandı.

 

 Proje Detayları için Tıklayın

Anne Çocuk Eğitim Vakıf (AÇEV), İş Yerinde İlgili Babalık Çalıştayı, 2017

AÇEV, insan kaynakları politikalarından ürün ve hizmetlerine kadar pek çok alanda yapabileceği değişikliklerle, ilgili babalığın yaygınlaşması adına büyük bir değişimin öncüsü olabilecek özel sektörü bir araya getiren bir çalıştay düzenledi. İçerik danışmanlığını ve yürütücülüğünü YADA’nın üstlendiği çalıştaya özel sektörden, sivil toplum ve akademiden 70 paydaş katıldı. Çalıştay kapsamında ilgili babalığın yaygınlaşmasında önemli paydaşlardan biri olan özel sektörün bu amaçla neler yapabileceğine dair fikir vermesi ve yol gösterici olması amacıyla YADA’nın desteğiyle bir rehber kitap hazırlandı.

 

Detaylar için Tıklayın

STK’lar İçin Dijital Medyada İçerik Üretimi Sertifika Programı, 2016-2017

Kadir Has Ünivesitesi Yeni Medya Bölümü, YADA Vakfı, Sivil Sayfalar ve Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği ortaklığında gerçekleştirilen Program, sivil toplum kuruluşlarına yönelik dijital medyanın mantığı, dili, araçları ve yöntemlerini kullanma konusunda bir kılavuz olmayı amaçladı. Bu kapsamda 2 dönem şeklinde açılan Program, katılımcı sivil toplum kuruluşlarını uzman gazeteciler ve akademisyenler, Google, Facebook ve Twitter uygulamalarının temsilcileri ve sivil toplum haberciliği uygulamaları ile buluşturdu.

Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu (KUSİF), Sivil Toplum Kuruluşları İçin Sosyal Etki Yönetimi Programı, 2017

Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu (KUSIF) ve Açık Toplum Vakfı desteğiyle yürütülen ve YADA Vakfı’nın eğitmenliğini ve danışmanlığı üstlendiği “STK’lar için Sosyal Etki Yönetimi Programı” STK’ların sosyal etki yönetimi konusunda farkındalık, bilgi ve beceri düzeylerini artırmayı; böylece sosyal fayda aktörleri olan STK’ların kapasitelerini geliştirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında YADA tarafından seçilen 10 STK ile eğitimler gerçekleştirildi ve 6 ay boyunca birebir danışmanlık süreci yürütüldü.  

Proje detayları için tıklayın

UN Women, Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) Uygulama Rehberi, 2017

YADA, UN Women sorumlu ortağı olarak özel sektör kurumlarına iş yerlerinde ve faaliyet gösterdikleri alanlarda kadının güçlenmesi konusunda yapacakları çalışmalarda yol göstermeyi amaçlayan WEPs Uygulama Rehberi’ni kaleme aldı. Bir UN Women ve UN Global Compact ortak inisiyatifi olan WEPs, özel sektörün toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik mevcut çalışmalarını güçlendirmesine, kurumsal politikalar ve programlar geliştirmesine, mevcut çalışmalarını, temel göstergelerini ve raporlama uygulamalarını analiz etmesine katkıda bulunmayı hedefliyor. Uygulama Rehberi ise farklı sektör ve ölçekteki özel sektör kurumlarına iş yerlerinde ve faaliyet gösterdikleri alanlarda kadının güçlenmesi konusunda yapacakları çalışmalarda yol göstermeyi amaçlıyor.

Rehber için tıklayın

UN Women, Türkiye’deki özel sektör ile işbirlikleri raporu, 2017

YADA bu çalışmada, BM Kadın Birimine Türkiye’de özel sektörle nasıl ilişki kurabilecekleri konusundaki tartışmalarını kolaylaştırmak için girdiler sağlamayı amaçlamıştır. BM Kadın biriminin özel sektör katılım stratejisine ve Türkiye için yol haritasına girdi sağlanmıştır. Literatür taraması, masabaşı çalışması ve derinlemesine görüşmelerden yola çıkılarak yapılan analizde aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:

  • BM Kadın Birimi neden özel sektörle işbirliği yapmalı?
  • BM Kadın Birimi özel sektörle nasıl işbirliği yapabilir, hangi yöntemleri kullanabilir?
  • Kadının güçlenmesi alanındaki paydaşlar özel sektör işbirlikleri konusunda ne düşünüyor?
  • Farklı BM birimlerinin özel sektörle işbirliği tecrübesine ilişkin örnekler neler?
  • BM Kadın Birimine neler önerilebilir?
UN Women, Çalışan Kadınlar Raporu, 2017

YADA’nın 2017 yılında yürüttüğü bu araştırmanın araştırmanın amacı, çalışan kadınlara ilişkin algıların farklılaşma biçimlerini ortaya koymak, farklı algıların sosyal dinamiklerini anlamak ve toplum içerisinde çalışan kadına yönelik algının arkasındaki temel söylemlerin ve bu algıların yaygınlık durumunun tespitidir. Türkiye çapında gerçekleştirilen bu çalışma, çalışan kadının itibarını analiz etmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla aşağıdaki başlıklara odaklanmıştır:

  • Sosyo-demografik bilgiler ve iş tecrübeleri
  • Gündelik yaşam pratikleri ve dünya görüşleri
  • “İtibarlı” işler ve sektörler ve bu iş ve sektörlerin itibarlı görülmesinin sebepleri
  • “Kadın işi” algısı
  • Çalışan kadının itibarı
  • Çalışan kadının itibarı ölçeği
UN Women, kadının ekonomik güçlenmesine dair Paydaşların algı ve beklentileri, 2017

Araştırmayla, UN Women’ın Türkiye’de gerçekleştirmeyi planladığı özel sektör işbirliklerine yönelik girdi sağlamak hedeflenmektedir. Bu araştırma kapsamında gerçekleştirilen analiz, kadınların ekonomik olarak güçlenmesi alanında önde gelen paydaşlarla yapılan görüşmelere dayanmaktadır. Görüşmelerin yanı sıra, paydaşların yaklaşımlarını analiz için genel bir arka plan sağlanmıştır. Üçüncü bir kaynak, 24 Mayıs’ta İstanbul’da yapılan “Şirketler ve BM Kadın Birimi İşbirliği Atölyesi” nden çıkan tartışmalardır.

Uluslararası örgütler, sendikalar, akademi, devlet kuruluşları, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları (STK’lar) ve özel sektör temsilcileri ile toplam 35 yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırmaya dahil edilen kuruluşlar ve bireyler, çeşitli görüş ve ilişkileri yansıtacak şekilde belirlenmiştir.

Bu araştırma için aşağıdaki kuruluşlarla görüşmeler gerçekleştirildi:

  • Uluslararası kuruluşlar: Birleşmiş Milletler, UNFPA, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi ve ILO dahil olmak üzere kadınların ekonomik güçlenmesi alanında faaliyet gösterenler.
  • Kamu Kuruluşları: Kalkınma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Ticaret ve Borsalar Odası dahil olmak üzere ayrıntılı ve politik yapım ve uygulama.
  • STK’lar: Toplumsal cinsiyet konularında müzakerelere katılan ve toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili projeler yürüten STK’lar.
  • Sendikalar: İşverenler ve işçi sendikaları.
  • Özel Sektör: Kadınların güçlendirme projelerini uygulayan veya böyle projeler içinde yer alan şirketlerle ilgili kampanyalar.
  • Akademisyenler: Ekonominin ve kadının güçlenmesi konusuna odaklanan sosyal bilimciler.
Savunuculuğun Güçlendirilmesi: Sivil Toplumun Medya Katılımı Projesi, 2017

Türkiye’de sivil toplum haberciliğinin yaygınlaştırılması, STK’ların medyaya katılım olanakları, savunuculuk ve iletişim kapasitelerinin güçlendirilmesi amacıyla yürütülen Proje kapsamında Diyarbakır, İzmir, Mersin, Konya ve Trabzon’da sivil toplum kuruluşlarıyla atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Atölye çalışmalarında, ildeki sivil toplum kuruluşlarının etkili içerik üretme kapasitelerine katkıda bulunmak amacıyla, haber üretme egzersizleri gerçekleştirildi, sivil toplum haberciliği üzerine tartışmalar yürütüldü. Atölye çalışmalarının yapıldığı illerde sivil toplum haberciliğini yaygınlaştırmak amacıyla yerelde görev alan gazetecilerle ortak çalışmalar gerçekleştirildi ve atölyelerin ardından katılımcı STK’larla içerik üretim çalışmaları sürdürüldü. Projenin son etkinliği, “Sürdürülebilir Kentler, Çevre Sorunları, Kalkınma ve Yoksullukla Mücadeleyi Tartışmak için Diyarbakır’da Buluşuyoruz” başlığıyla Diyarbakır’da gerçekleştirildi. Diyarbakır’da Türkiye’de çevre alanında çalışan farklı kurumların bir araya geldiği ve ortaklaşan ve ayrışan problem ve tartışmalarını tartıştığı bu etkinlik de projenin uygulama alanlarından biri oldu.

Savunucuların Güçlenmesi: “Kadının Güçlenmesi” Diyaloğunun Arttırılması, 2016-2017

İsveç Başkonsolosluğu tarafından desteklenen ve Ka.Der ve Reçel Blog ortaklığında hayata geçirilen proje, kadın odaklı çalışan sivil toplum kuruluşlarının etki odaklı içerik üretim kapasitelerini artırmayı ve savunuculuk kapasitelerinin gelişmesine katkıda bulunmayı hedefledi. Bu kapsamda İstanbul, Ankara ve Diyarbakır’da yapılan atölye çalışmalarında kadın odaklı çalışan STK’lar gazetecilerden oluşan uzmanlarla bir araya geldi, medyada STK’ların, özelde de kadın odaklı STK’ların etki yaratma konusundaki mevcut durumu hakkında tartıştı. Ardından uzmanlar haber ve röportaj teknikleri, makale yazım kriterleri, yeni medya, köşe yazısı/özgün yazı ve bu yöntemlerin sivil toplumla olan ilişkisi üzerine oturumlar gerçekleştirdi. Bu oturumların ardından atölye katılımcılarıyla kendi çalıştıkları alanlarda gündeme getirmek istedikleri, hakkında haber üretmek istedikleri konular ile ilgili tartışma gerçekleştirildi. Katılımcı STK’lar Sivil Sayfalar uzman ekibiyle atölyede tartışılan konuları haberleştirdi ve Sivil Sayfalar’da ve farklı platformlarda yayınlanmak üzere yaygınlaştırdı. 

Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD) Paydaş Buluşması, 2016

İçerik danışmanlığı ve yürütücülüğünü YADA’nın üstlendiği paydaş buluşması, SKD’nin stratejik olarak odaklandığı alanların paydaşlar nezdinde kavramsal düzeyde anlaşılmasının sağlanması, paydaşların Türkiye iş dünyası için önemli gördükleri meseleleri Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kavram dünyası üzerinden ifade etmeleri ve yeni dönemde SKD’nin ilerleyeceği yön ve çalışma gruplarının görevleri ile ilgili hedef önerilerini sunmaları amaçladı. 

Türkiye’de Sivil Toplumun Gelişimi ve Sivil Toplum Kamu İş birliğinin Güçlendirilmesi Projesi, 1.Dönem, 2012-2014

Avrupa Birliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen “Türkiye’de Sivil Toplumun Gelişimi ve Sivil Toplum Kamu İş birliğinin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında, projenin konsorsiyum üyelerinden YADA, Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarına yönelik algı ve yaklaşımları analiz eden bir dizi araştırma gerçekleştirdi ve itibar eksikliğinin nedenlerini araştırmayı ve çözümler üreterek itibar konusunu sivil toplum kuruluşları arasında yaygınlaştırmayı hedefledi. Bu kapsamda YADA, sivil toplum kuruluşlarına iletişim ve itibar yönetimi konusunda rehber metinler oluşturdu, itibar yönetimi ve iletişim stratejilerini oluşturmak üzere destek verdi, sivil diyaloğa katılımın arttırılmasını amaçlayan yeni bir sosyal medya uygulaması geliştirdi.

Proje kapsamında, STK’ların birbirleriyle temas edebilecekleri, tartışacakları, birbirlerini takip edebilecekleri bir iletişim platformu olan Sivil Safalar oluşturuldu. Sivil Sayfalar STK’ların hem birbirlerini izleyebilecekleri, diyalog kurabilecekleri hem de yurttaşlar tarafında aktif olarak izlenebilecekleri bir sosyal mecra, STK’lar için elverişli bir kamusal tartışma alanı olarak işlev görmeyi amaçlıyor. 

YADA proje kapsamında yürüttüğü çalışmaları aşağıdaki yayınlarla yaygınlaşırdı:

  • Sivil Konuşmalar 
  • Sivil Toplum Kuruluşları için İtibar Yönetimi
  • Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik Algı ve Yaklaşımlar
  • Verilerle Sivil Toplum Kuruluşlar

“Araştırma sonuçları birbiriyle çelişir gibi görünen iki algı ortaya çıkardı. Buna göre, hem toplum, hem kamu yöneticileri hem de STK yöneticileri, “sivil toplum” kavramını, STK’ları önemsiyor ve oldukça makbul görüyordu; lakin aynı zamanda da değersiz ve itibarsız buluyor. Toplumun bir kısmı için ya da bir kısım kamu yöneticisi ve STK yöneticisi için değersiz ve itibarsız olan STK’ların tamamı değil, daha ziyade kendilerine benzemeyenler. Dahası, STK’lar da kendine benzemeyen STK’ları tanımıyor (bilmemek değil, konuşmaya-müzakereye-tartışmaya değer görmemek ya da bütünüyle pozisyonunu kabul edilemez görmek), onları dinlemiyor, temas etmiyor, diyalog kurmuyor, kendine benzeyenlerle bir araya geliyor, yalnız onlarla iş birliği geliştiriyor. Kısaca, siyasetteki kutuplaşma sivil topluma da yansıyor. Bu nedenle olsa gerek, Türkiye’nin sorunlarının çözülmesine STK’ların katkısı hayli sınırlı kalıyor. Bize göre STK’ların temsil ettikleri meselelerini kendilerine benzemeyen STK’larla birlikte çözmeye çalışması, en azından onlara kendilerini anlatmayı denemesi gerekiyor. Bununla sahte bir uzlaşma ve diyalogu ya da ötekine kayıtsız bir hoşgörüyü kastetmiyoruz elbette. Daha çok, kendine benzemeyeni değersiz, itibarsız ya da top yekûn yok sayan bir algının yerini onu rakip, hasım, meşru, muarız olarak gören bir algının alması gereğinden söz ediyoruz.”

Hayata Artı Gençlik Programı 2005 - 2012

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Coca-Cola Hayata Artı Vakfı ve YADA ortaklığıyla yürütülen “Hayata Artı” Gençlik Programı, oluşturulduğu 2005 yılından 2012 yılına dek 36 şehirde 58 projeye destek verdi. Program her yıl ortalama 7 projeyi destekledi. YADA bu projelerin izleme ve etki değerlendirme çalışmalarını yürüttü. Hazırladığı raporlar, proje destekleme stratejileri konusunda Program’a rehberlik yaptı.

YADA, izleme-değerlendirme çalışmaları kapsamında proje uygulama bölgelerine düzenli ziyaretler gerçekleştirdi. Bu ziyaretlerde proje ekiplerinin yanı sıra projelerin hedef grubunu oluşturan toplumsal gruplar, ilgili kamu kuruluşlarının yetkilileri, bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve proje konusu ile ilgili akademisyenlerle görüşmeler yaptı. Projelerin toplumsal etkilerini, ürettiği sonuçların kamu kuruluşlarının politika ve karar üretme süreçlerine olan katkısını ve sivil toplum katılımı üzerindeki etkisini inceledi.

YADA, 2010 yılı itibariyle “Hayata Artı” Gençlik Programı’nın yürütücü kuruluşu oldu ve programın hibe yönetimini gerçekleştirdi. Program tarafından desteklenen projelerin sözleşme yönetimi, izleme-değerlendirme çalışmaları, proje ekiplerinin koordinasyonu, projeleri yürüten STK’ların ve gençlerin proje geliştirme ve yürütme kapasitelerinin artışına katkı sağlayan atölye çalışmaları YADA tarafından gerçekleştirildi.  

Program hakkında ayrıntılı bilgi

Çevre Projelerinin Toplumsal Etkileri, 2008-2009

YADA, Hollanda Büyükelçiliği MatraKAP Programı tarafından desteklenen proje ile çevre eksenli faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının proje tasarlama ve uygulama süreçlerine “toplumsal etki” nosyonunu entegre etmeyi hedefledi. Proje sırasında Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren, proje uygulama tecrübesine sahip 10 çevre eksenli sivil toplum kuruluşunun katıldığı atölye çalışmaları gerçekleştirdi. Atölye çalışmaları sonucunda “Çevre Projelerinde Toplumsal Etki Rehberi” hazırlandı.

GEF SGP Biyolojik Çeşitlilik Projelerinde Toplumsal Etki Değerlendirmesi ve Hassas Gruplarla Çalışma Alanlarının Belirlenmesi Projesi 2006 - 2007

UNDP/GEF SGP tarafından ihale edilen projenin temel amacı Program tarafından desteklenmiş projelerin toplumsal etkilerinin belirlenmesi ve Programa proje destek süreçlerinde tasarım ve uygulama esnasında dikkat edilecek toplumsal etki eksenli stratejik kriterlerin oluşturulması idi. Proje sonunda oluşturulan rapor çevre projeleri destekleyen pek çok donör için referans metin özelliği kazandı.

E-Posta Listemize Kaydolun

Bitnami